Aşkın Zu’halleri

CENK ÖZBAY

Radikal Iki 15/02/2009

Bazen bir albüm gelir, hiç davetsiz, törensiz, gürültüsüz kalplere girer, kulaklara kazınır, dillere düşer. İlk dinlemenizde onu çok, uzun uzun seveceğinizi anlarsınız. Her şarkısı başka türden bir kapı açar, her sözü bir perde aralar, her notası üzerinizden bir yük alır, yavaşlatır, rahatlatır. Kiminin ‘dinlenecek şarkılar’, kiminin ‘yetişkin pop’ dediği bu kabil albümlere pek de sık rastlanmaz. Bu nadidelik, şarkılardan alacağımız lezzeti de artırır, biliriz ki her köşeyi döndüğümüzde, her albüm kabını açtığımızda duyamayız bu hazzı. Üstü başı parlak, pırıltılı, simli olmasa da, şarkı-şarkıcı diye geçinen çerçöp içinde daha da bir parlar, kendini belli eder böyle yapımlar. Üstelik de kalıcı olurlar, durur durur canınız duymak, dinlemek ister, dost sırdaş olursunuz uzun yıllar. Hümeyra’nın Beyhude’si de böyledir, Leman Sam’ın Eski Fotoğraflar’ı da, Nükhet Duru’nun Benim Yolum’u da, Bir Başkadır Ayten Alpman da… Zuhal Olcay’ı bugüne kadar görmemezlikten gelmiş de olsanız, başınızın tacı da etseniz fark etmez, Aşk’ın Halleri’ni bir dinleyişte çok seveceğinizi anlayacaksınız, öyle bir albüm bu.

sn79_25112009200149405
Oyuncudan şarkıcıya 
Şarkı da söyleyebilen iyi bir oyuncudan, oyunculuk da yapan, ama esasında çok iyi bir şarkıcıya dönüştü Zuhal Olcay. Tiyatroya emeğini, enerjisini, tutkusunu aralıksız vakfetmesinin yanında, 80’lerde hem çok sayıda hem de önemli, etkili filmlerde oynarken Olcay, şarkı söylemiyordu, bildiğimiz kadarıyla. 90’larda sinemada hız keserken, yeni şarkıların yer aldığı dört stüdyo albümü ve Yalnızlığım, Dünden Sonra Yarından Önce, Leyla, Uykun Olsam, Süreyya gibi şarkılarla, müzik dünyasıyla bağının gelip geçici olmadığını, yerini sevdiğini, beğendiğini belli etti. 2000’lerde ise sinemaya yaptığı işler çok azaldı, buna karşılık hem nostalji kraliçesine dönüşmeden de cover albüm yapılabileceğini gösterdiği Başucu Şarkıları 1 ve 2 ile hem de Türkiye’de eşine benzerine pek rastlanmayan, solistin o gün canının istediği şarkıları, belli bir reperturı bir sırada ve bütünlük dahilinde icra ettiği (nedense kayıtlarından bir konser albümü yapılmayan) Siyah Beyaz Dinleti ile, ne kadar iyi bir şarkıcı olduğunu güne geceye gösterdi, hepimize parça parça sızdı, hepimize bir parça kattı.

Sevmeyi öğren dedi babam
Eskileri şahane söylese de, 10 yıl yeni şarkı üretmeyene buralarda şarkıcı denmez diyecekken, Olcay’ın yeni albümü nihayet elimize ulaştı. Gürol Ağırbaş ve Bülent Ortaçgil gibi referans isimlerin ellerinden çıkma, sağlam şarkılarla dolu Aşk’ın Halleri: Kah hızlanıp (heyheylenmeden) coşuyor Aşk Bana Zor Geliyor ile, kah sakinleşip (boğuculaşmadan) derinleşiyor Aşkın En Mavi Zamanı ile… Olcay’ın yazdığı Düş-müş ile çıtayı yükseltirken, son zamanların en etkileyici şarkılarından biri olan Derinde ile kanatlanıyor. Eski Resimler direnç-ötesi, teslim olmak lazım; Şermin boş kalmış, gecikmiş öykülerimizi tamamlıyor; Yine Aşk Var noktayı koyuyor, bu iş böyle yapılır, böyle yapılsın da dedirtiyor, bir daha çalsın da eşlik edelim diye fısıltı, uğultu da üretiyor. Neredeyse tümü kusursuz, içten, ince şarkılar, dinlemelere doyulmayan, son zamanlarda yapılmış en zengin düzenlemeler Olcay’ın olgunlaşan, ustalaşan, tatlanan, derinleşen, yerine iyice yerleşen yorumculuğuyla, tavrıyla birleşip, adeta bir altın formül oluşturuyor.
İşte Nazan Öncel, işte Güldünya Şarkıları, işte Uzay Heparı’nın anısına sonsuzlukta seslenenler, işte Ayla Dikmen, Gönül Turgut, Nil Burak’ın yeniden basılan albümleri best of’ları ve hiç eskimeyen sesleri, hatta Yaşar ile Cem Adrian’ın çabaları, ve şimdi de yepyeni şarkılarla, zıpkın gibi bir Zuhal Olcay! Pop müzik öldü bitti kalmadı diye dertlenirken, şarkılardan da söyleyenlerden de ikrah gelmiş, canımıza yetmişken, dibe vurduk, daha kötüsü yok derken; hafifçe toparlandık, biraz nefes aldık, koskoca Türkçe pop veya popüler müzik bu ortadakilere kalmaz ya canım deyip rahatladık. Birbirinin tekrarı, suyunun suyu, kötünün de kötüsü sözler, besteler, sesler duya duya evrilen kulaklarımızı kabartıp, silkelenip, duyduğumuzdan memnun olup keyfini çıkartabileceğimiz bir andayız. Şu sayılanlar ve eli kulağında sırasını bekleyenler, birkaç mevsimimizi kurtaracak, küskünlüğümüzü unutturacak, kısacık ömründe Türkçe popun başardıklarını bize yeniden hatırlatacak, umudumuzu tazeleyecek güçte yapımlar. Sonunda şansımız birazcık döndü!
Aşk’ın Halleri/Zuhal Olcay/Ada Müzik

http://www.radikal.com.tr/radikal2/askin_zuhalleri-921805

Advertisements