Seyyal Taner: Delidir Atlarım!

CENK ÖZBAY

Radikal Iki 07/06/2009

Sahnede esmer bir kadın, hareketli, ritmik, atlıyor zıplıyor koşuyor, sarıyor sarmalıyor. Nefeslerimizi tutuyor, doya doya bakıyoruz bu kadına. Kimine derin bir cinsellik çağrıştırıyor, kimine sonsuz bir enerji veriyor, kimiyle hep taptaze coşkusunu paylaşıyor, hepsini aynı anda… Çok güzel bir kadın bu. Uzun, uçuşan saçları, kocaman kara gözleri var, kullanmayı çok iyi bildiği. Derken şarkıya başlıyor. Hiç unutmayacağımız, kimseyle karıştıramayacağımız, eşsiz bir ses bu duyduğumuz. Kendinden, halinden tavrından, bakışından beklendiği gibi de bir sesi var: Hem deli hem dolu. Hiçbir sözün, notanın altında kalmayan, gayet sağlam bir yorumcu olsa da, esas numarasının numarasızlık olduğu, sesinin içinden geldiği ya da patladığı gibi duyulduğu, rengini böyle aldığı nasıl da belli. Şanslı da bir kadın bu. Hiçbir işe kalkışmadan, bir sürü para ve insanla sağlanabilecek tesiri tek başına yaratabileceğinden, hep yarattığından emin, başı dik. Biz de çok şanslıyız ki çok küçük yaşlarda, kalbinin peşinden İspanya’ya, Almanya’ya giden Seyyal, dönüp gelmiş de, burada bizim olmuş, ara ara paylaşmış kendini bizlerle. Seyyal Taner’i çok seveceğimizi, ondan hiç vazgeçmeyeceğimizi anlıyoruz bir kez daha. Bu kadın nasıl sahnede olmak, şarkı söylemek için varsa, biz de ona bakmak, onu alkışlamak için varolmuşuz sanki.

seyyal-taner10
Sahneye böyle bir büyüyle çıkan, onu çoğaltıp herkese bulaştıran Taner, Türkçe popun ne en hırslı, azimli yorumcusudur ne de en çalışkanı. Tam 35 yıldır bu piyasaya şarkı söyleyen, kayıt yapan bir figür olarak sadece birkaç 45’liği ve (birisi best-of) altı stüdyo albümü olması da bundandır. Bu şaşırtıcı gerçekle yüzleşildiğinde, koyu hayranlarının ağzına pelesenk olmuş ‘hakettiği yerde değil’ sızlanmaları da anlamsızlaşır aslında, çünkü belli ki hakettiği değil ama istediği bir yerdedir Taner. Bu kadar ara verip, bu kadar istikrarsız olup, bir görünüp bir kaybolup hâlâ adıyla sanıyla anılmayı, unutulmamayı, alkışlanmayı başarmak, canı istediğinde gözükebilecek ortamı sağlamak için ancak ciddi bir iz bırakmak, kuvvetli bir farklılığa sahip olmak, bir daha yerine konamamış bir etkiye ulaşmak gerekli. Ya da kısaca, Seyyal Taner olmak.

fft5_mf186994

Sen çok yaşa
Elenor’un 2000’lerin en iyi çizilmişlerinden birisi olan ve irili ufaklı taklit de edilmiş kapağını değiştirerek piyasaya verdiği The Best of Seyyal Taner aslında daha önce Seyyalname adıyla yayınlanan albümün yeniden basımı. 90’ların sonunda böyle bir moda vardı. Nilüfer, Nükhet Duru, Ajda Pekkan ve diğerleri stüdyoya girip, eski şarkılarını o günün anlayışına göre yeniden yorumlamışlar, kendi kendilerine cover albümler doldurmuşlardı. 70’lerdeki ilk parlamasının ardından, 80’lerin sonunda (hâlâ CD’si olmayan) Nanay albümü ile hafiften tökezlemiş Taner, 90’ların hemen başında, pop patlamasını da arkasına alarak, Alladı Pulladı ve Geliyorum adlarında iki albümle ortalığı sallamış, çok yüksek satışlar yakalamış, ikinci baharını yaşayıp, havasını atınca, yeniden kaybolmuştu. Seyyalname, biraz gecikmeli de olsa, best-of modasına eklemlenip Taner’e üçüncü baharını getirecekti ama ne olduysa oldu, albüm başarılı olamadı, hesaplar tutmadı. O zamandan bugünlere sadece Zilli Perküsyon grubunun ve Zakkum’un albümlerine konuk olan Taner’in orijinal kayıtlarından derleme bir albümü (En İyileriyle) ile Naciye plağı da yayınlandı. Biz ondan artık yeni şarkılar duymayı beklerken, sıra, yeniden Seyyalname’ye gelmiş demek ki…
Türkiye’de çıkarılan best-of’larda hakim olan ‘benim seçtiğim şarkılar’ anlayışı yerine ‘sizin istedikleriniz’ metoduyla hazırlandığı bilinir bu albümün. Biraz sürprizli, alengirli olması da bundandır belki. Elbette Seyyal’i Seyyal yapan şarkılar var öncelikle: Kalbimi Affettim de var, Son Verdim Kalbimin İşine de, Naciye de… Normal koşullarda bu tarz yapımlara girmeyen, görece yakın tarihli eserler de var, Alladı Pulladı ve Bir Kış Daha Olur gibi. Nanay gibi hepten başka şekle bürünmüşler de mevcut, Neler Oluyor gibi her dem gücünü koruyanlar da. Ama, bu değerli albümün en büyük sürprizi şüphesiz MFÖ’den tanınan (arada Nükhet Duru’ya da gidip gelen) Türkçe popun en güzel şarkılarından Ele Güne Karşı’nın bu kez Taner tarafından yorumlanması. Hiç plağa okumadığı halde, bu eşsiz şarkının aslında Seyyal’in de olduğunu bir kez daha duymak, hissetmek bile yeterli, kalanı da cabası. Umulur ki, aradan geçen zamanla önemi azalmayan, artan bu yapımı takiben, Lider ve Nanay da CD’ye aktarılır da, daha uzun yıllar doya doya dinler, alkışlarız Seyyal’i.
The Best of Seyyal Taner/ Elenor
En İyileriyle Seyyal Taner/ Ossi
Seyyal Taner/ Naciye/ Ossi

http://www.radikal.com.tr/radikal2/delidir_atlarim-939700

Advertisements